- Araştırmalara göre dünyada en çok konuşulan konu din, en fazla okunanlar ise din kitaplarıdır.
- Buna rağmen inandığı dinin prensiplerini "kutsal kitabından" öğrenenlerin sayısı pek azdır.
- Diğer dinlerin bilgileri ise tamamen kulaktan dolmadır ve gereksiz kavgalar üretmektedir.
- Bu sayfa Kur'an'ın ayetlerini içerir; ancak onu öğretmek veya reklamını yapmak amacı gütmez.
- Her gün kitabın 1/365'lik kısmı yayınlanarak, daha rahat okunup anlaşılması hedeflenmiştir.
- Kitapları "şöyle bir" inceleyenler, ana fikir açısından kitaplar arasında kavgaya sebep olacak bir fark göremeyeceklerdir.
Kur'an (305. Gün)
Diyanet İşleri Başkanlığı meâli (İniş sırası) |
|
| el-BAKARA | |
| 274 | Mallarını gece ve gündüz, gizli ve açık hayra sarfedenler var ya, onların mükâfatları Allah katındadır. Onlara korku yoktur, üzüntü de çekmezler. |
| 275 | Faiz yiyenler (kabirlerinden), şeytan çarpmış kimselerin cinnet nöbetinden kalktığı gibi kalkarlar. Bu hal onların "Alım-satım tıpkı faiz gibidir" demeleri yüzündendir. Halbuki Allah, alım-satımı helâl, faizi haram kılmıştır. Bundan sonra kime Rabbinden bir öğüt gelir de faizden vazgeçerse, geçmişte olan kendisinindir ve artık onun işi Allah'a kalmıştır. Kim tekrar faize dönerse, işte onlar cehennemliktir, orada devamlı kalırlar. |
| 276 | Allah faizi tüketir (Faiz karışan malın bereketini giderir), sadakaları ise bereketlendirir. Allah küfürde ve günahta ısrar eden hiç kimseyi sevmez. |
| 277 | İman edip iyi işler yapan, namaz kılan ve zekât verenler var ya, onların mükâfatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur, onlar üzüntü de çekmezler. |
| 278 | Ey iman edenler! Allah'tan korkun. Eğer gerçekten inanıyorsanız mevcut faiz alacaklarınızı terkedin. |
| 279 | Şayet (faiz hakkında söylenenleri) yapmazsanız, Allah ve Resûlü tarafından (faizcilere karşı) açılan savaştan haberiniz olsun. Eğer tevbe edip vazgeçerseniz, sermayeniz sizindir; ne haksızlık etmiş ne de haksızlığa uğramış olursunuz. |
| 280 | Eğer (borçlu) darlık içinde ise, eli genişleyinceye kadar ona mühlet vermek (gerekir). Eğer (gerçekleri) anlarsanız bunu sadakaya (veya zekâta) saymak sizin için daha hayırlıdır. |
| 281 | Allah'a döndürüleceğiniz, sonra da herkese hak ettiğinin eksiksiz verileceği ve kimsenin haksızlığa uğratılmayacağı bir günden sakının. |
| 282 | Ey iman edenler! Belirlenmiş bir süre için birbirinize borçlandığınız vakit onu yazın. Bir kâtip onu aranızda adaletle yazsın. Hiçbir kâtip Allah'ın kendisine öğrettiği gibi yazmaktan geri durmasın; (her şeyi olduğu gibi) yazsın. Üzerinde hak olan kimse (borçlu) da yazdırsın, Rabbinden korksun ve borcunu asla eksik yazdırmasın. Şayet borçlu sefih veya aklı zayıf veya kendisi söyleyip yazdıramayacak durumda ise, velisi adaletle yazdırsın. Erkeklerinizden iki de şahit bulundurun. Eğer iki erkek bulunamazsa rıza göstereceğiniz şahitlerden bir erkek ile -biri yanılırsa diğerinin ona hatırlatması için- iki kadın (olsun). Çağırıldıkları vakit şahitler gelmemezlik etmesin. Büyük veya küçük, vâdesine kadar hiçbir şeyi yazmaktan sakın üşenmeyin. Böyle yapmanız Allah nezdinde daha adaletli, şehadet için daha sağlam, şüpheye düşmemeniz için daha uygundur. Ancak aranızda yapıp bitirdiğiniz peşin bir ticaret olursa, bu durum farklıdır. Bu durumda onu yazmamanızda sizin için bir sakınca yoktur. (Genellikle) alışveriş yaptığınızda şahit tutun. Ne yazan, ne de şahit zarara uğratılsın. Eğer bunu yaparsanız (zarar verirseniz) şüphe yok ki bu, sizin yoldan çıkmanız demektir. Allah'tan korkun. Allah size gerekli olanı öğretiyor. Allah her şeyi bilmektedir. |
| 283 | Yolculukta olur da, yazacak kimse bulamazsanız (borca karşılık) alınmış bir rehin de yeterlidir. Birbirinize bir emanet bırakırsanız, emanet bırakılan kimse emaneti sahibine versin ve (bu hususta) Rabbi olan Allah'tan korksun. Şahitliği bildiklerinizi gizlemeyin. Kim onu gizlerse, bilsin ki onun kalbi günahkârdır. Allah yapmakta olduklarınızı bilir. |
| 284 | Göklerde ve yerdekilerin hepsi Allah'ındır. İçinizdekileri açığa vursanız da gizleseniz de Allah ondan dolayı sizi hesaba çekecektir, sonra dilediğini affeder, dilediğine de azap eder. Allah her şeye kadirdir. |
| 285 | Peygamber, Rabbi tarafından kendisine indirilene iman etti, müminler de (iman ettiler). Her biri Allah a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine iman ettiler. "Allah'ın peygamberlerinden hiçbiri arasında ayırım yapmayız. İşittik, itaat ettik. Ey Rabbimiz, affına sığındık! Dönüş sanadır" dediler. |
| 286 | Allah her şahsı, ancak gücünün yettiği ölçüde mükellef kılar. Herkesin kazandığı (hayır) kendine, yapacağı (şer) de kendinedir. Rabbimiz! Unutursak veya hataya düşersek bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır bir yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği işler de yükleme! Bizi affet! Bizi bağışla! |
| el-ENFÂL | |
| 1 | Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. De ki: Ganimetler Allah ve Peygamber'e aittir. O halde siz (gerçek) müminler iseniz Allah'tan korkun, aranızı düzeltin, Allah ve Resûlüne itaat edin. |
| 2 | Müminler ancak, Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine Allah'ın âyetleri okunduğunda imanlarını artıran ve yalnız Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. |
| 3 | Onlar namazlarını dosdoğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimizden (Allah yolunda) harcayan kimselerdir. |
| 4 | İşte onlar gerçek müminlerdir. Onlar için Rableri katında nice dereceler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır. |
R. İhsan Eliaçık Meâli (İniş sırası) |
|
| BAKARA | |
| 274 | Mallarını gece, gündüz, gizli ve aşikâr harcayanlar, karşılığını Allah'tan mutlaka alacaklardır. Böylece korkularınızı yenmiş, sıkıntılarınızı da gidermiş olursunuz. |
| 275 | Faizi yiyenler, şeytan çarpmış saralı gibi kalkarlar. Çünkü, "faizin alışverişten farkı yok" derler. Oysa Allah alışverişi helâl, faizi haram kılmıştır. Kim bu öğütlere kulak verir de hemen faizi terk ederse, geçmişine sünger çekilir. Artık gerisi Allah'a kalmıştır. Kim de tekrar başlarsa cehennemi boylar, oradan daha çıkamaz. |
| 276 | Allah, faizi bereketten mahrum eder. Karşılıksız yardımları ise kat kat artırarak bereketlendirir. Allah, hiç bir günahkâr kâfiri sevmez. |
| 277 | İman edenler, iyilik, güzellik, doğruluk için çalışanlar, destekleşmeyi / dayanışmayı ayağa kaldıranlar. İhtiyaç fazlasını vererek arınanlar... İşte bunlar hak ettikleri karşılığı Rablerinden alacaklardır. Böyle yaparsanız korkularnızı yenmiş, sıkıntılarınızı da gidermiş olursunuz. |
| 278 | Ey iman edenler / güvenenler! Sakının. Eğer gerçekten iman etmişlerdenseniz, faizi terk edin. |
| 279 | Eğer terk etmezseniz, bilin ki Allah'a ve elçisine savaş açmış olursunuz. Bu işten vazgeçtiğinizde ana paranız yine sizindir. Ne haksızlık yapın, ne de haksızlığa göz yumun. |
| 280 | Ödeme güçlüğü çeken borçluya kolaylık gösterin. Eğer bilirseniz, sadakadan sayarak borcu silmek daha iyidir. |
| 281 | Allah'a döneceğiniz, her ne yaptıysanız karşılığını göreceğiniz, hiç kimsenin yaptığının yanına kâr kalmayacağı günü sakın aklınızdan çıkarmayın. |
| 282 | Ey iman edenler! Belirli bir süreye kadar birbirinize borç verdiğinizde onu yazın. Aranızdan adaletine güvendiğiniz birisi bunları yazsın. Y azan kişi, Allah'ın kendisine öğrettiği şekilde yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Borçlu da ne zaman ödeyeceğini açıkça yazsın. Allah'tan korksun ve borcunu tam yazdırsın. Borçlu aklı ermez, zayıf veya kendisi yazdıramayacak durumda ise, velisi onu adaletle yazsın. İçinizden iki erkek de şahit olsun. İki erkek şahit bulunamazsa, tarafların kabul edebileceği bir erkek ve iki kadın şahit olsun. Ki kadınlardan biri unutursa diğeri ona hatırlatsın. Şahitler de çağrıldıklarında kaçınmasınlar. Gerekli gereksiz demeden ödeme tarihleri ile birlikte kayda geçirmekten üşenmeyin. Bu, Allah indinde adalete daha uygun, ispat için daha sağlam ve şüpheye mahal bırakmayacak bir yoldur. Fakat alışverişiniz peşinse yazmayabilirsiniz. Alışverişlerinizde işte böyle şahit bulundurun. Yazana da, şahide de zarar vermeyin. Eğer zarar verirseniz günah işlemiş olursunuz. Daima Sakının. Allah size yol gösteriyor, Allah her şeyi çok iyi biliyor. |
| 283 | Eğer yolculukta iseniz ve hesabı tutacak birisini de bulamazsanız borçludan bir rehin alabilirsiniz. Yok, birbirinize güvenirseniz, artık güvenilen Allah'tan korksun ve verdiği sözün arkasında dursun. Şahitliği gizlemeyin, kim gizlerse vebali boynunadır. Allah yaptığınız her şeyi görüyor, biliyor. |
| 284 | Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'a aittir. Bildiğiniz bir şey varsa açıklayın, içinizde tutarak şahitlikten kaçınmayın. Zira gizlediğiniz şeyin hesabını Allah sorar. Allah lâyık gördüğünü bağışlar, müstahak gördüğünü de cezalandırır. Allah'ın her şeye gücü yeter. |
| 285 | Peygamber ve onunla birlikte olan müminler, Rabbi tarafından ona indirilene güvenirler. Hepsi Allah'a, meleklerine, kitaplarına ve elçilerine inanırlar. "Allah'ın elçileri arasında ayırım yapmayız, duyduk ve itaat ettik. Ey Rabbimiz bizi bağışla, varış sanadır" derler. |
| 286 | Allah, hiç kimseye taşıyamacağından fazla yük yüklemez. Herkesin yaptığı iyilik kendi yararınadır, her kötülük de kendi zararına... "Ey Rabbimiz! Unutur veya yanılırsak bizi hesaba çekme. Ey Rabbimiz! Bizden öncekilere yüklediğin gibi bize de ağır yükler yükleme. Ey Rabbimiz! Güç yetiremeyeceğimiz yükleri bize taşıtma. Günahlarımızı affet, bizi bağışla, sevgi ve merhametini eksik etme üzerimizden. |
| ENFAL | |
| 1 | Sana savaş ganimetlerini soruyorlar. Söyle onlara: Ganimetler, Allah'a ve Peygamber'e aittir. Şu halde gerçekten iman etmişseniz, sakının. Aranızdaki ilişkileri düzeltin. Allah ve elçisine itaat edin. |
| 2 | Mü'minler, ancak Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, ayetleri okununca imanları artan ve yalnızca Rablerine dayanıp güvenen kimselerdir. |
| 3 | Yine onlar, destekleşmeyi dayanışmayı ayağa kaldırırlar, kendilerine verdiğimiz rızıklardan infâk ederler / verirler. |
| 4 | İşte gerçek mü'minler bunlardır. Rablerinden onlara büyük payeler, bağışlanma ve tükenmez bir rızık vardır. |
WhatsApp ile iletişim