Bir anne-baba düşünelim ki 5 çocukları olmuş ve bunlara Ayşe, Fatma, Ahmet, Mehmet ve Evlat isimlerini koymuşlar. Böyle bir durumda o anne-babaya şu soruyu sormaz mıyız: "Bunların hepsi sizin evladınız iken, neden bir tanesine özellikle Evlat ismini koydunuz; bu saçma değil mi?"
Elbette saçma... Hem saçma, hem de isimleri Evlat olmayan diğer evlatlar açısından son derece incitici. Evlat ayırmanın tepe noktası.
Aynı bunun gibi, ülkemizde icra edilen farklı müzik dallarına isimler konulmuş, fakat içlerinden bir tanesine "sanat müziği" denilmiş. Halk müziği, pop müzik, arabesk, klasik müzik, çigan, caz, mehter ve benzeri bir çok çeşit... Ama içlerinden bir tanesi var ki, onun adı "sanat müziği"...
Bu, size de garip gelmiyor mu? "O sanat ise, diğerleri ne?" gibi bir soru aklınızdan geçmiyor mu?
Mesela Sezen Aksu'nun yaptığı müzik sanat değil mi? Orhan Gencebay, Barış Manço, Timur Selçuk, Neşet Ertaş, Kayahan, Aşık Veysel, Teoman ve benzeri insanların ürettikleri şey ne; sanat değil mi?
Türkülerimiz ne? Çökertmeler, halaylar, bozlaklar, deyişler, semahlar, gazeller, kırık havalar ne? O adına "sanat müziği" dediğiniz müzik dalı sanat da, bütün bunlar kelaynak sürüsü mü?
İmparatorluk dönemlerindeki zihniyeti anlarım. Çünkü her imparatorluk, halkına kendini üstün ve ayrıcalıklı gösterebilsin diye ve halkını daha kolay yönetebilsin diye hemen her konuda bir "saray versiyonu" icat eder. Kıyafet, dil, din, müzik ve davranış şekillerinin bir halk versiyonu vardır, bir de saray versiyonu... Saray versiyonları daha ağdalı, daha hamasi, daha şatafatlı, daha erişilmez olur. Dolayısı ile, sarayın halktan ayrı ve üstün görünmek için ihdas ettiği müziğe "sanat" adını koyması anlaşılabilir. Hatta diğer tüm müzik türlerini aşağılaması ve hor görmesi de anlaşılabilir. Onaylanmaz belki, ama anlaşılabilir.
Tamam da... Hâlâ neden böyle? Neden TRT'de, konserlerde, sunumlarda, koro çalışmalarında, yazışmalarda, kadrolarda, konservatuvarlarda bu saçmalık devam ettiriliyor? Bütün müzik türlerinin "sanat" olduğunu, içlerinden bir tanesine "sanat" isminin verilmesinin doğru bir şey olmadığını anlamamız için bir 100 yıl daha mı geçmesi gerekiyor? Hele hele bu müzik türünü icra edenlerin, kendilerini daha üstün bir seviyede görme komedisini artık sonlandırmaları gerekmiyor mu?
Eleştirilerim ona konulan ismedir, kendisine değil. Severek dinlediğim bir müzik türüdür ve üzerine çok emek verildiğini, özellikle nazariyatının mükemmel olduğunu düşünürüm. Hâl böyle iken, bu müzik türünü anarken "sanat müziği" yerine "saray müziği" demeye devam edeceğim. Ta ki akıllıca ve makul bir isim konulana kadar.
Mustafa Orhan METİN - 2017